MASİF KEMİK DESTRÜKSİYONU İLE SEYREDEN MALİGN GLOMUS JUGULARE
PARAGANGLİOMASI: OLGU SUNUMU*
Saffet TÜZGEN, Necmettin TANRIÖVER, Bülent CANBAZ, Emin ÖZYURT, Cengiz KUDAY
Background.- Glomus jugulare paragangliomas are uncommon,
hypervascular neoplasms that arise from the temporal paraganglia and typically display
a benign histology. Bone changes, including bony destruction, within or around the tumor
is extremely rare. These tumors rarely display clinical or histological malignant characteristics
with a commonly cited figure of only 5% in the literature.
Observation.- We present a review of the literature of glomus
jugulare paragangliomas and report a case with massive bony destruction in the temporal
and occipital bones, secondary to a hypervascular glomus jugulare tumor. Embolization of the
feeding arteries was carried out prior to total resection and finally a histological diagnosis of
malignant glomus jugulare paraganglioma was made.
Tüzgen S, Tanrıöver N, Canbaz B, Özyurt E, Kuday C. Malignant glomus
jugulare paraganglioma presenting with massive bony destruction: Case report.
Cerrahpaşa J Med 2000; 31 (1): 38-41.
GİRİŞ 
Literatürde bildirilen temporal kemik paragangliomalarının sayısı oldukça sınırlı olup,
bunların çok azı glomus jugulare lokalizasyonludur.1-3
Glomus jugulare paragangliomaları, oldukça vasküler, genellikle benign tümörler olup, zaten
yavaş olan büyüme hızları ile nadiren kemik yapılarda erezyona neden
olmaktadırlar.3-5 Glomus jugulare paragangliomalarının sadece % 5'i
malignite içermektedir ve infiltratif seyir gösterir.1,3
Paragangliomalar ilk olarak 1840 yılında Valentin tarafından
tanımlanmıştır.6 Genellikle karotid body,
juguler bulb (glomus jugulare) ve temporal kemikten (glomus tympanicum) doğan,
nöral kalıntı tümörleridir.1,3 Literatürde vaka
sunumu olarak yer alan bu tümörler yavaş büyüyen, stromadan zengin, oldukça
vasküler epiteloid hücre neoplasmlarıdır.4-8
Malign tipleri uzak metastaz da yapabilirler.3,6,7
Bu tümörlerde sinaptofisin, S-100 protein ve glial fibriller asidik protein gibi immun
boyama teknikleriyle son dönemlerde histopatolojik tanıya daha kolaylıkla
gidilebilmektedir.7 Gerek yerleşim yerleri, gerekse
aşırı vaskülarizasyon göstermeleri sebebi ile halen tedavileri klinisyenleri zorlayan patolojilerdir.
Nöroradyolojik incelemeler ve endovasküler girişimler ile kafatabanı cerrahisindeki
gelişmeler ve multidisipliner yaklaşım, minimal morbidite ve mortalite ile hastaların
tedavilerine imkan sağlamıştır. Glomus jugulare tümörlerinde gerek kemik değişiklikleri
gerekse malignite çok nadir olarak bildirilmiştir.5
Bizim olgumuz da kemik destrüksiyonu yapmış malign glomus jugulare paraganglioması
tanısı almış olup, literatür ışığında incelendi.
OLGU 
44 yaşındaki erkek hasta kliniğimize, son 1.5 yılda sağ kulakta progresif
işitme azalması ve 6 aydır tam işitme kaybı, ayrıca son 2 ayda da yüzde asimetri, yutma güçlüğü,
sesinde kabalaşma ve ses kısıklığı şikayetleri ile başvurdu. Yapılan nörolojik muayenesinde sağda
periferik tipte fasiyel parezi, anakuzi, öğürme refleksinde azalma ve dilin sağ yarısında atrofi
saptandı.
Nöroradyolojik tetkiklerde sağda juguler foramenin lateralinde, özellikle
temporal kemikte petröz segmentinden mastoid selülere kadar masif destrüksiyona neden
olan dev boyutlarda kitle saptandı. Preoperatif serebral anjiografide hipervasküler lezyon
görüldü ve embolizasyonu takiben, Hasta oturur pozisyonda ameliyata alınarak sağ paramedian
suboksipital kraniektomi ile tümör total olarak çıkartıldı.
Postoperatif dönemde hastada ek nörolojik defisit gözlenmedi. Gelişen sağ
otore nedeni ile hasta ikinci kez opere edilerek, dış kulak yolu bağlanmasını takiben, postoperatif
10. gün kontrollere gelmek üzere taburcu edildi. Patolojik incelemede infiltratif pattern göstermesi
ve yer yer nekroz alanları içermesi nedeni ile olgu malign paraganglioma olarak kabul edildi.

|
Şekil 1a ve 1b. Preoperatif ağırlıklı kontrastlı koronal ve aksial kranial
MRI kesitlerinde, kontrast tutan glomus jugulare paraganglioması
|
|
|
Şekil 2. Preoperatif, kemik pencere kranial BT kesitlerinde
sağda temporal kemik petröz segmentinde ve oksipital kemikte
destrüksiyon
|
|

|
Şekil 3a ve 3b. DSA tetkiklerinde: a) Embolizasyon öncesi vertebral
arter projeksiyonları; b) Embolizasyon sonrası VA enjeksiyonu
|
|
|
Şekil 4. Erken preoperatif kranial BT tetkikleri
|
|
TARTIŞMA 
Glomus jugulare tümörleri nadir görülen, hipervasküler neoplasmlar olup, genellikle
selim tümörlerdir.2,3,6 Literatürde Borsanyi ve
Manolidis bunların ancak % 5 kadarının malign olduğunu;1,3
Goel ve ark.5 ise bu tümörlerin ender olarak
kemik değişikliklerine neden olabileceğini bildirmişlerdir. Olgumuz da temporal ve oksipital
kemikte yaygın destrüksiyon yapmış, histopatolojik olarak malign bir glomus jugulare
paragangliomasıdır.
Malign paragangliomalarda progresyon diğerlerine göre daha hızlıdır. Bu tümörlerde
en sık başvuru nedeni işitme ile ilgili şikayetlerdir (% 81).3
Nitekim hastamızda ilk semptom olarak yaklaşık 1.5 yıldan beri işitme azalması ve 6 aydır tam
işitme kaybı mevcuttu. Bu şikayetlere iki aydan beri diğer kranial sinir bulguları eklenmişti.
Literatürde selim glomus jugulare tümörlerinin başvuru döneminde Jenkins-Fisch
sınıflamasına göre (Tablo I) % 65 kadarı tip C veya D iken, bu oran malign tümörlerde % 78
olarak rapor edilmiştir.2,3,9,10 Bizim olgumuz da
yaygın temporal ve oksipital kemik destrüksiyonu ve dural invazyon ile intrakranial uzanım
göstermesi sebebi ile tip D1 olarak kabul edildi.2
Kafatabanı cerrahisindeki ilerlemelere rağmen bu lezyonların cerrahisi halen ciddi morbidite
ve hatta mortaliteye yol açabilmektedir. Özellikle aşırı kanlanma göstermeleri sebebi ile
besleyicilerinin selektif ligasyonu, geçici internal karotid arter tuzaklaması (trapping),
vaskülariteyi azaltmak için preoperatif radyoterapi ve endovasküler embolizasyon
önerilmektedir.3,4,6 Biz de digital subtraksiyon
anjiografi tetkiklerinde hipervaskülarizasyon gözlediğimiz olgumuzda preoperatif endovasküler
embolizasyon uyguladık.
Tablo I. Glomus Tümörleri Sınıflaması Jenkins ve Fisch*
- Tip A: Tümör orta kulakta sınırlı
- Tip B: Tümör mastoid ve orta kulakta sınırlı, infralabirentin tutulum mevcut değil.
- Tip C: Tümör infralabirentin uzanım göstererek, temporal kemik ve petröz apekste.
- Tip D1: Tümör'ün intrakranial uzanım çapı 2 cm'den az
- Tip D2: Tümör'ün intrakranial uzanım çapı 2 cm'den büyük.
* Jenkins HA, Fisch U. Glomus tumors of the temporal region. Arch Otolaryngol 1981; 107: 209-214.
Glomus jugulare tümörleri, içinde infratemporal yaklaşımın da bulunduğu kombine yaklaşımlarla
çıkartılabileceği gibi, çoğu tümörlere tekbaşına suboksipital paramedian yaklaşım da yeterli
olabilmektedir.2,3,10 Olgumuzda suboksipital retrosigmoid
yaklaşım uyguladık. Preoperatif uygulanan endovasküler embolizasyon sebebi ile ciddi bir
kanama alınmaksızın, tümör, destrükte kemik ve invazyon gösteren dura ile beraber total
olarak çıkartıldı. Histopatolojik incelemede infiltratif pattern göstermesi ve nekroz alanlarının
gözlenmesi sebebi ile olgu malign paraganglioma olarak kabul edildi.
Sonuç olarak, intrakranial tümörlerin çok küçük bir bölümünü oluşturan glomus jugulare
paragangliomaları dev boyutlarda, masif kemik destrüksiyonu yapan malign lezyonlar olarak
karşımıza çıkabilirler. Radyoterapi ve kemoterapinin bu tip tümörlerde belirgin bir etkisi
gösterilemediğinden,3,6,9 hastalar ameliyat sonrası
yakın takip edilmelidir.
ÖZET 
Literatürde bildirilen temporal kemik lokalizasyonlu paragangliomaların çok azını
oluşturan glomus jugulare paragangliomaları, oldukça vasküler ve benign tümörler olup,
nadiren kemik yapılarda erozyona neden olmaktadırlar. Literatürde malignite bu tip tümörlerde
sadece % 5 oranında bildirilmiştir.
44 yaşındaki erkek hasta kliniğimize multiple kranial sinir tutulumu ile başvurdu.
Nöroradyolojik tetkiklerde temporal ve oksipital kemiklerde destrüksiyona neden olan,
oldukça vasküler glomus jugulare tümörü saptandı. Preoperatif digital subtraksiyon anjiografi
ve endovasküler embolizasyonu takiben, opere edilen hastaya malign paraganglioma
tanısı kondu. Bu yazıda, klinik ve nöroradyolojik bulgularıyla masif kemik destrüksiyonu
yapan glomus jugulare paraganglioması literatür gözden geçirilerek tartışıldı.
KAYNAKLAR 
- Borsanyi SJ. Glomus jugulare tumors. Laryngoscope 1962; 72: 1336-1345.
- Jenkins HA, Fisch U. Glomus tumors of the temporal region. Arch Otolaryngol 1981; 107: 209-214.
- Manolidis S, Shonet JA, Jackson CG. Malignant glomus tumors. Laryngoscope 1999; 109: 30-34.
- Balli R, Dallari S, Bergamini G. Avascular tympanojugular paraganglioma. Laryngoscope 1996; 106: 721-723.
- Goel A, Panchwagh J, Desai K. Ossified glomus jugulare tumor. Br J Neurosurg 1997; 11: 337-340.
- Johnstone PAS, Foss RD, Desilets DJ. Malignant jugulotympanic paraganglioma. Arch Pathol Lab Med 1990; 114: 976-979.
- Strommer KN, Brander S, Sarıoğlu AC, et al. Symptomatic cerebellar metastasis and late local recurrence of a cauda equina paraganglioma. J Neurosurg 1995; 83: 166-169.
- Alfrod BR, Guilford FR. A comprehensive study of tumors of glomus jugulare. Laryngoscope 1962; 72: 765-787.
- Gabriel EM, Sampson JH, Dodd LG. Glomus jugulare tumor metastatic to the sacrum after high dose radiation therapy. Neurosurgery 1995; 37: 1001-1005.
- Fisch U. İnfratemporal fossa approach for glomus tumors of the temporal bone. Ann Otol Rhinol Laryngol 1982; 91: 474-479.
- Anahtar Sözcükler: Glomus jugulare, Malign paraganglioma;
Key Words: Glomus jugulare, malignant paraganglioma; Alındığı
Tarih: 3 Haziran 1999; Uzm. Dr. Saffet Tüzgen, Dr. Necmettin Tanrıöver, Doç.
Dr. Bülent Canbaz, Prof. Dr. Emin Özyurt, Prof. Dr. Cengiz Kuday: İÜ Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı; Yazışma Adresi (Address): Dr. S. Tüzgen,
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroşirurji Anabilim Dalı, 34303 Cerrahpaşa, İstanbul.
|
|